Diş Hekimliğinde İnhalasyon Sedasyonu

DİŞ HEKİMİ KORKUSU TARİHE Mİ KARIŞIYOR ?

Genellikle bir çok kişi;

- Diş Hekimi,

- İğne(lokal anestezi) ve etkisinin uzun süre geçmemesi,

- Ağız içerisinde çalışma ve ölçü alımı sırasındaki kusma reflexi,

- Diş kesimi ve kavite açılımı, çürük temizlenmesi sırasında hissedilen sarsıntı, koku ve bunun vermiş olduğu gerilim,

- Tedavi sırası ve sonrasında oluşabilecek ağrı ve acıların hissedilmesi,

- Diş çekimlerinde ve sert doku operasyonlarında oluşabilen travmatik kemik sesleri ve acı,

- Elektro cerrahideki yanık kokusu,

- İmplant ve uzun tedavi seansları,

- Büyüklerin çocuklara yansıyan korkuları ve çocukların diş hekimi koltuğundaki uzun süre kalamama, ağızlarını açık tutamama problemlerinden ileri derecede çekinir ve korkar.

Bu duygu onların bir problemleri olduğunda diş hekimine gitmelerini ya geciktirir yada tamamen engeller. Doğal olarak sonuç; problem ve hastalıkların tedavilerinin uzun, sıkıcı ve bıktırıcı bir süreçten sonra tamamlanabilmesi veya dokuların kaybıdır.

İşte inhalasyon sedasyon uygulamasıbu problemleri çok büyük ölçüde yada tamamen ortadan kaldırabiliyor.

NEDİR İNHALASYON SEDASYON TEDAVİSİ?

İnhalasyon sedasyon tedavisi; basit anlatımıyla diş hekimliğinde tedavi öncesi AZOTPROTOKSİT VE OKSİJEN gazlarının uygun konsantrasyonlarda karıştırıp hastaya burun solunumu yoluyla verilmesidir.

inhalasyon sedasyon tedavisiBu uygulamanın hastaya hiç bir yaşamsal riski yoktur. Azotprotoksit yalnız başına kullanıldığında çok zayıf bir anestezik ajandır ve hiperbarik koşullar altında %100 veya hipoksik karışımlarla kullanılmadıkça genel anestezi o luşturmaya yeterli değildir.

Mevcut cihazlar zaten %70in üzerindeki protokksit konsantrasyonlarının uygulanmasını önleyecek şekilde düzenlenmiştir. Diş tedavilerinde kullanımı, fobik hastaların korku ve heyecanını azaltmak için hafif sedatif ve analjezik ajan olarak kullanılmasıdır. çoğu kez diğer hipnotik ajanlar lokal anestezi ile birlikte kullanılmaktadır. Analjezik özelliği oldukça önemlidir. Protoksitin en önemli özelliklerinden biri konsantrasyon etkisi olarak tanımlanır. Bu özellik protoksitin yayılma özelliğinin çok fazla olup kanda çok fazla çözünmemesidir.

Bu şu demektir;

PROTOKSİT ÇOK ÇABUK ETKİ EDER VE VÜCUTTAN DA ÇOK çABUK ATILIR.

Yani bu işlem bitirildikten çok kısa süre sonra etki ortadan kalkar. Protoksitin endikasyonlarını(uygulanabildiği durumlar) yazımızın başında başka bir başlık altında açıkladık. Ama kısaca tekrar edecek olursak;

- Diş hekimi fobisi

- Heyecan, endişe ve korku

- Bulantı ve kusma reflexi

- Yoğun travmatik tedavi

- Astım, mental ve fizik handikaplar, epilepsi

- Kardiak sorunlar

- Bazı psikolojik sorunlar gibi durumlarda inhalasyon sedasyon uygulanabilir

Peki bu harika sistemin hiç mi kontrendike olduğu durum yok? Tabii ki var. Ama çok çok az.Bunlarıda sıralıyalım;

- Virütik ve soğuk algınlıkları, bronşit

- üst solunum yolu tıkanıklıkları

- Pulmoner hastalıklar

Yukarıdaki şıklar bu hastalıklar ortadan kalkınca sedasyon uygulanabilir. Bu hastalıklar sırasında üst solunum yoluyla gazı hastaya iletemiyeceğimiz için uygulayamıyoruz. Daha doğrusu bu gazı burun yoluyla solutamıyacağımız için vermiyoruz.

- Ağır kalp hastalıkları

- Emphysema

- Hamileliğin belirli dönemleri

- Alkolikler ve ilgili ilaçlar kullananlar

- Myostenia gravis-multipl skleroz

- Devam eden bazı ağır psikiyatri tedavileri

En son şunu belirterek sohbetimizi noktalıyalım. İnhalasyon sedasyon yöntemi diş hekimliğinde 1845-50 yıllarından beri dünyada milyonlarca insana uygulanmıştır. Bu kadar süre içerisinde zarar görmüş herhangi bir hasta bildirilmemiştir.

örneğin; Dr Gardner Quincy Colton sadece 1864-1897 yılları arasında hiçbir olumsuz sonuç olmayan 193000 vaka kaydetmiştir.

dis doktor