

Lazerin,diş hekimliği dışındaki hekimlik alanlarında kullanımı herkes tarafından bilinirken; diş hekimliğinde lazer ile yapılan tedavi ve uygulamalar konusunda kamuoyunda henüz yeterli bir bilgi oluşmamıştır.
Lazerin,ağız ve diş hastalıkları,tedavi ve cerrahisinde kullanımı iki nedenden ötürü devrim niteliği taşır.
1- Lazer kullanılarak yapılan işlemler sırasındaki hastanın konforu
2- Lazer ile yapılan işlemlerin konvensiyonel sistemlere göre çok daha hijyenik, sağlıklı, hassas olması ve yine konvensiyonel sistemlerin sunabildiği çalışma kabiliyetinden çok daha geniş tedavi yelpazesi ve kısa iyileşim süresi vermesidir.
Yukarıdaki iki şıkkın daha iyi anlaşılabilmesi için ağız içerisinde çalışılan lazer teknolojisine kısaca değinelim:
Ben burada üzerine yoğunlaştığım ve uyguladığım ysgg teknolojisinden söz edeceğim.
Diş hekimliğinde yeni bir çağ açan waterlase ysgg teknolojisi, dental sert ve yumuşak doku işlemlerinde hydrokınetıcs adı verilen patentli özel bir teknik kullanmaktadır. Bu teknikte, diğer yag lazerlerden farklı olarak su, soğutma amaçlı değil kesme işlemine katkı amacıyla kullanılır. Su tanecikleri elektromanyetik enerji yardımıyla daha küçük enerjili su damlacıklarına çevrilerek mine, dentin, çürük, kemikve yumuşak dokular gibi oral dokuları kesme işlemine aktif olarak katılır.
Bu işlem sırasında ağız içi dokularına hiç bir fiziksel temas olmamaktadır. Bu sistem ile vakaların çoğu iğnesiz(anestezisiz), dudaklar ve dil uyuşmadan ve hastada travma oluşmadan gerçekleştirilir. Waterlase ağızda titreşim ve ısı oluşumuna neden olmadığından, konvensiyonel aeratör ve mikromotorların neden olduğu titreşim ve sesten korkan hastanın gerginliğini ve acısını ortadan kaldırır.
Bu sistemin en büyük özelliklerinden biriside çalışılan bölgeyi dezenfekte etmesidir. Konvensiyonel sistemler buna izin vermez.
Biraz da lazerin yumuşak ve sert dokulardaki bazı uygulama üstünlüklerinden kısaca söz edelim: