

İnsanlar günümüzde sağlık sorunlarını çözerken, yalnızca kendi ülkelerindeki hekimleri ya da fiyatları değil; en iyi çözüm ve en iyi fiyat seçeneklerini değerlendirerek hareket ediyor.
Bundan yola çıkarak; tedavi ve tatil amaçlı, şehirlerarası ya da ülkelerarası yapılan seyahatlere "Sağlık Turizmi" deniliyor.
Bireylerin doğal kaynaklardan, medikal hizmetlerden, turistik tesislerden; sağlık ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayarak; sıhhatini korumak, şifa bulmak ve tedavi olmak amacıyla aldıkları hizmetlerin tamamı sağlık turizmi çatısı altında bulunuyor.
Sağlık turizmi aynı zamanda hastaların ve hasta ailelerinin rahatlığını sağlamak için tıbbi seçenekler sunmayı hedefliyor.
Ülkemize nazaran dünyada sağlık turizmi çok daha önce keşfedildi. Dünyada sağlık turizmi alanında çok ciddi yatırımlar yapılıyor. Bu alanda öncü olan büyük ülkelerse yüksek teknolojiyle donatılmış iyi, kaliteli ve dahası çok daha ucuza tedavi vaat eden ülkelerin artması sonucu artık yeni bir hedef belirledi: "Sağlık hizmetinin kalitesini düşürmeden, maliyetlerini düşürmek."
Sağlık turizmi şu an tüm dünyanın en önde gelen, en dinamik sektörü. Bu yüzdendir ki; Amerika ve Avrupa Birliğine üye bazı büyük ülkeler bu gelirden vazgeçmemek için maliyetlerini düşürmenin yollarını ararken, sağlık turizminden en büyük payı alan ülkelerin başında Singapur, Hindistan, Tayland, Malezya gibi Uzakdoğu ülkeleri geliyor. Hindistan'a her yıl yaklaşık olarak 150.000 medikal turist tedavi olmak için gitmekte. Her yıl %30 artış kaydeden Hindistan'ın sağlık sektöründeki beklenti 2012 yılında 1.2 milyar Pound'tur. Hindistan'ın sağlık turizmindeki en büyük avantajı bu alandaki potansiyeli önceden keşfetmiş olmaları, düşük maliyetle çalışmaları ve iyi tanıtım yapmalarıdır.
Yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle sağlık politikalarını değiştiren çeşitli avrupa ülkeleri, diş ve göz bakımını sigorta kapsamından çıkarıyor. Avrupa'da yaşayanlar, bu yüzden, tedavilerini, sağlık hizmeti ücretlerinin düşük olduğu ülkelere giderek yaptırmaya başladı. Bu ülkeler arasında ilk tercih edilen yer de Türkiye oldu.
Buna rağmen hastalar, protezlerini veya dental implantlarını kendi ülkelerinde yaptırırlarsa, protez ve implant ücretini devlet ve özel sigortaları karşılamaz. Yapılan bu implant ve protezlerin ücretini hasta kendisi ödemek zorundadır. Ancak hastalar protezlerini sağlık turizmi kapsamında Türkiye'de yaptıracak olurlarsa, hem kendi ülkelerindeki fiyatın neredeyse dörtte birini öderler hem de seyahat etmiş olurlar.
Yani hastalar protezlerini Türkiye'de yaptırmakla, hem seyahat etmiş olurlar hem de önemli miktarda tasarruf etmiş olurlar.